Skip to main content

Antalya İklim Meclisi, beş oturum boyunca yürüttüğü müzakere sürecini tamamladı. Farklı mahallelerden ve yaşam deneyimlerinden gelen yurttaşlar, iklim krizi karşısında Antalya’nın suyunun nasıl korunması ve adil paylaşılması gerektiği sorusuna birlikte yanıt arayarak Antalya Su Manifestosu’nu oluşturdu.

İklim krizinin etkilerinin giderek daha görünür hale geldiği Antalya’da, yurttaşların kentin iklim geleceğine ilişkin karar süreçlerine katılımını amaçlayan Antalya İklim Meclisi çalışmalarını tamamladı.

Yuva Derneği tarafından Avrupa İklim Vakfı’nın (European Climate Foundation – ECF) desteğiyle yürütülen Antalya İklim Meclisi, kentin beş merkez ilçesi olan Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Aksu ve Döşemealtı’nda yaşayan yurttaşları ortak bir müzakere sürecinde buluşturdu.

Meclisin temel sorusu, Antalya’nın önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı su sorununa ilişkin ortak bir yaklaşım geliştirmekti:

“İklim krizi karşısında Antalya’nın suyunu nasıl korumalı ve adil bir şekilde paylaştırmalıyız?”

Beş oturumda ortak akıl arayışı

26 Eylül’de başlayan ve 24 Ekim’de tamamlanan beş oturumluk süreçte yurttaşlar; iklim değişikliğinin Antalya üzerindeki etkilerini, su kaynaklarının geleceğini, kuraklık riskini ve su yönetimine ilişkin çözüm seçeneklerini değerlendirdi.

Uzmanların ve ilgili paydaşların katkılarıyla yürütülen çalışmalarda katılımcılar, farklı bilgi ve deneyimlerden yararlanarak Antalya’nın su geleceğine ilişkin öncelikleri tartıştı. Masa müzakereleri ve ortak değerlendirmeler aracılığıyla farklı görüşler bir araya getirilerek uygulanabilir politika önerileri geliştirildi.

Meclis süreci, su meselesini yalnızca doğal kaynakların korunması çerçevesinde değil; aynı zamanda kamusal yönetim, kaynakların adil paylaşımı, toplumsal katılım ve iklim adaleti perspektifinden ele aldı.

Antalya Su Manifestosu oluşturuldu

Beş oturum boyunca yürütülen müzakerelerin ardından katılımcıların ortak değerlendirme ve önerileri Antalya Su Manifestosu’nda bir araya getirildi.

Manifesto; Antalya’nın su kaynaklarının korunması, su yönetiminde bütüncül ve kamusal bir yaklaşımın benimsenmesi, tarım ve turizm gibi sektörlerde su kullanımının sürdürülebilir hale getirilmesi ve iklim krizine karşı kentin direnç kapasitesinin artırılmasına yönelik öneriler içeriyor.

Yurttaşların ortak iradesini yansıtan manifesto, Antalya’nın su geleceğine ilişkin yerel politika tartışmalarına katkı sunmayı ve ilgili kurumlar için bir başvuru belgesi oluşturmayı amaçlıyor.

Antalya Su Manifestosu’nu okumak için:

⁠Antalya Su Manifestosu – Tam Metin

Yerel katılımdan COP31’e uzanan bir çağrı

Antalya İklim Meclisi, yerel ölçekte yürütülen yurttaş katılımı çalışmalarının iklim politikalarına katkı sunma potansiyelini ortaya koymayı hedefledi. Süreç sonunda hazırlanan Antalya Su Manifestosu’nun, yerel yönetimler, kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşılması öngörülüyor.

Antalya’da ortaya konan ortak öneriler, aynı zamanda 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yerel bir perspektifi ulusal ve uluslararası iklim gündemine taşıma fırsatı sunuyor.

Yurttaşların suyun korunması ve adil paylaşımına ilişkin talepleri, iklim krizine karşı geliştirilecek politikaların yerel ihtiyaçları ve toplumsal öncelikleri gözetmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Yuva Derneği’nden teşekkür

Yuva Derneği, Antalya İklim Meclisi’nin hayata geçirilmesine sağladığı destek için European Climate Foundation’a (ECF); süreç boyunca katkı sunan yurttaşlara, bilim ve uzman kurulu üyelerine, yönlendirme kuruluna, paydaşlara ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyor.

Antalya İklim Meclisi’nin tamamlanmasıyla birlikte yeni bir çalışma dönemi başlıyor. Bu dönemde temel hedef, yurttaşların ortak müzakere sonucunda ortaya koyduğu önerilerin ilgili kurumlar ve karar alıcılarla buluşmasına, yerel politikalara yansımasına ve somut uygulamalara dönüşmesine katkı sunmak.