
Yuva Derneği tarafından Avrupa İklim Vakfı’nın (European Climate Foundation – ECF) desteğiyle yürütülen Antalya İklim Meclisi kapsamında ilk iki oturum 26 ve 27 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi. Antalya’nın beş merkez ilçesi olan Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Aksu ve Döşemealtı’ndan temsil kriterleri gözetilerek seçilen yurttaşlar, kentin su geleceğini birlikte değerlendirmek üzere ilk kez bir araya geldi.
Antalya’nın su geleceğine ilişkin kararların yalnızca uzmanlar ve kurumlar tarafından değil, kentte yaşayan yurttaşların bilgi, deneyim ve görüşleriyle şekillenmesini amaçlayan Meclis’in ilk oturumlarında öncelikle Antalya’nın mevcut su yapısı ve iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkileri ele alındı.
İlk gün Doç. Dr. Güray Doğan, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkileri ve Akdeniz’in iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığı üzerine bilgi verdi. Prof. Dr. Bülent Topkaya ise Antalya’nın su bütçesini, kentin su kaynaklarının nereden geldiğini ve mevcut suyun nasıl kullanıldığını aktardı. Uzman aktarımlarının ardından Meclis üyeleri masa çalışmaları gerçekleştirerek Antalya’nın karşı karşıya olduğu su risklerini birlikte değerlendirdi ve haritaladı.
İkinci gün ise Antalya’da suyun farklı kullanım alanları ve sektörlerle ilişkisi ele alındı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, Muratpaşa Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ve turizm temsilcisi Hüseyin Şimşek, tarım, turizm ve kent yaşamının suyla ilişkisine dair deneyimlerini Meclis üyeleriyle paylaştı.
Ardından Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Yuva Derneği Kurucu Direktörü ve Antalya İklim Meclisi Baş Kolaylaştırıcısı Erdem Vardar ile Av. Tuncay Koç, Antalya’da su yönetiminin farklı boyutlarını ele aldı. Kayıp-kaçakların azaltılmasından doğa temelli çözümlere, su hukukundan kurumların sorumluluklarına uzanan başlıklar üzerinden yürütülen tartışmalarda, Antalya’nın su geleceğine ilişkin farklı yaklaşımlar değerlendirildi.
Bilgiden müzakereye
Antalya İklim Meclisi’nin ilk iki oturumunda uzmanların ve farklı alanlardan temsilcilerin aktarımları, yurttaşların sorularını ve tartışmalarını besleyen bir başlangıç noktası oluşturdu. Her aktarımın ardından Meclis üyeleri kendi sorularını masaya taşıyarak farklı görüşleri değerlendirdi; hangi konularda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunu ve Antalya’nın su geleceği açısından hangi başlıkların öncelikli olduğunu birlikte tartıştı.
İlk iki oturumda yeraltı suları, tarımsal sulama, turizmde su kullanımı, kent yaşamında su tüketimi, kayıp-kaçaklar, yağmur suyunun ve atık suyun yeniden kullanımı ile su kaynaklarının korunması gibi pek çok konu gündeme geldi.
Bu yönüyle Antalya İklim Meclisi, yalnızca uzmanların bilgi aktardığı bir toplantı dizisi değil; yurttaşların bilgi edinerek farklı görüşleri karşılaştırdığı, sorular geliştirdiği ve ortak önerilerin temellerini oluşturduğu katılımcı bir müzakere süreci olarak ilerliyor.
Süreç devam ediyor
İlk iki oturumun ardından Meclis üyeleri, edindikleri bilgiler, geliştirdikleri sorular ve farklı bakış açılarıyla sürecin bir sonraki aşamasına geçiyor. Önümüzdeki oturumlarda Antalya’nın su geleceğine ilişkin çözüm seçeneklerinin ve öncelikli eylem alanlarının daha ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi, ardından yurttaşların ortak önerilerinin oluşturulması hedefleniyor.
Antalya İklim Meclisi, toplam beş oturumdan oluşuyor. 26 ve 27 Eylül’de gerçekleştirilen ilk iki oturumun ardından toplantılar 10 ve 11 Ekim tarihlerinde devam edecek. Sürecin son oturumu ise 24 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek. Meclis süreci sonunda geliştirilen yurttaş önerilerinin raporlaştırılarak kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşılması planlanıyor.
Antalya İklim Meclisi, farklı yaşam deneyimlerine sahip yurttaşları ortak bir diyalog ve müzakere zemini üzerinde buluşturarak Antalya’nın iklim geleceğine ilişkin kapsayıcı, uygulanabilir ve yurttaşların deneyimlerinden beslenen öneriler geliştirmeyi amaçlıyor.

